S.S.S.

Tanımlar

Müzikterapi nedir?

Müzikterapi Sağlık Bakanlığı tarafından onaylı bir müzikterapi programını tamamladıktan sonra yeterlilik belgesi almış bir sağlık profesyoneli tarafından bireye özel hedefleri sağlamak için terapötik bir bağlantı içinde müzik girişimlerinin klinik ve kanıta dayalı biçimde kullanımıdır (Amerikan Müzik Terapi Birliği 2005).

Müzikterapi nasıl etkili olur?

Müzik, günlük yaşantımızın her alanında önemli rol oynamaktadır. Sakinleştirici veya uyarıcı, neşeli veya üzüntü verici olabilir. Anılarımızı canlandırabilir; duygularımızı ifade etmemize yardımcı olduğu gibi değişik duyguların ortaya çıkmasını sağlar. İnsanlar arasında iletişim amacıyla kullanılan ortak bir dil işlevi görebilir.

Müzikterapi insanların sağlık durumunda düzelme sağlamak amacıyla terapötik bir ortam sağlayarak tüm bu kaliteleri ve müzikal bileşenleri (melodi, ritim, seyir, ton vs) kullanır. Müzikterapide her tür enstrüman ve insan sesi kullanılabilir. Türk müziği enstrümanları, Batı müziğinde olmayan ara seslere de sahip olduğu için doğada bulunan sesleri daha iyi taklit edebilir. Tedaviye alınan kişi “hasta” olarak değil, daha ziyade “alıcı” (İngilizce literatürde client) olarak adlandırılır.

Müzikterapistler önceden bestelenmiş ya da terapi sırasında doğaçlama (emprovize), sözlü ya da sözsüz müzik parçaları ile alıcının iletişimini destekler. Terapi seansları bu amaca yönelik yapılandırılmış sağlık kurumlarında ve merkezlerde bireysel veya gruplar halinde uygulanabilir.

Müzikterapist kimdir?

Müzikterapistler, Sağlık Bakanlığı tarafından onaylanmış bir eğitim programını tamamlamış ya da müzikterapi alanında bir yükseklisans veya doktora programını bitirmiş sertifikalı sağlık profesyonelleridir. Yüksek düzeyde müzisyenlik becerilerine de sahiptirler. Müzikterapi uygulamalarında İyi Klinik Uygulamalar Kılavuzu, Meslek Etiği Standartları ve ilgili diğer düzenlemelere uygun biçimde çalışırlar.

Müzikterapistler hastanelerde, sağlık bilimleri fakültelerinde, dal merkezlerinde, terapi merkezlerinde ve özel sağlık kurumlarında çalışırlar. Tıp doktorları, fizyoterapist, hemşire, konuşma terapisti, sosyal hizmet uzmanı, psikolog, ergoterapist gibi diğer sağlık profesyonelleri ile bir takım halinde hastanın ihtiyaçlarını karşılamak ve sağlık düzeyini yükseltmek için çalışırlar. 

Tarihçe

Müzikterapi ne zaman ve nerede başladı?

Müzikterapinin insanlık tarihi kadar eski olduğu düşünülür. Arkeolojik kazılarda ilkel müzik aletlerine ilişkin elde edilen bulgular günümüzden 40.000 yıl öncesine kadar uzanmaktadır. Türklerde kültür tarihi Altaylılar dönemi ile M.Ö. 3000 yıllarından itibaren Ural ve Altay dağları bölgesinde başlamıştır. Hunlar döneminde müzik büyük bir güç olarak kabul edilir ve tahta geçen hakanlara egemenlik göstergesi olarak sancak ve davul verilirdi. O dönemde gelişimini sürdürerek pentatonik (beş sesli) yapıya kavuşan müzik Selçuklular döneminde Fars ve Arap müziği ile etkileşmiş, müzik kuramı üzerine çalışan önemli bilimadamlarının çalışmaları ile daha da gelişmiştir.

Farabi ve İbni Sina müziğin insan ruhuna etkileri ve müzikle tedavi konularını ele almıştır. Farabi (870 – 950) Kitab’ül-Musiki’ül-Kebir adlı kitabında 12 adet makamın günün hangi saatinde insan ruhuna nasıl etki ettiğini tanımlamıştır. Buna göre Buselik makamı kuşluk vakti etkilidir ve kuvvet verir; Hicaz makamı ikindi vakti etkilidir ve alçakgönüllülük verir. Farabi’nin ölümünden 30 yıl sonra dünyaya gelen İbni Sina (980 – 1037) hekimliği yanısıra müzikle de ilgilenmiş ve şöyle demiştir: “…tedavinin en iyi yollarından, en etkililerinden biri hastanın akli ve ruhi güçlerini arttırmak, ona hastalıkla daha iyi mücadele için cesaret vermek, ona en iyi musikiyi dinletmek ve onu sevdiği insanlarla biraraya getirmektir.”

Müzikle tedavinin kurumsallaştığı yerler sağlık merkezleri ve şifahaneler olmuştur. Tarihimizde darüşşifaları Anadolu Selçuklu ve Osmanlı Darüşşifaları olmak üzere iki döneme ayırabiliriz.

Anadolu Selçuklu Darüşşifaları

Osmanlı Darüşşifaları

-Mardin Emineddin Darüşşifası
(H. 502-516/ M. 1108/9-1122/23)

-Kayseri Gevher Nesibe Darüşşifası
(H. 602/M. 1205-6)

-Sivas I. İzzeddin Keykâvus Darüşşifası
(H. 614/M. 1217-18)

-Divriği Turan Melik Darüşşifası
(H. 626/M. 1228-29)

-Çankırı Cemaleddin Ferruh Darüşşifası
(H. 633/M. 1235)

-Aksaray Darüşşifası (XIII yy ilk yarısı)

-Kastamonu Pervaneoğlu Ali Darüşşifası
(H. 671/M. 1272-73)

-Tokat Muineddin Pervane Darüşşifası
(XIII. Yy son çeyreği başı)

-Bursa Yıldırım Darüşşifası
(H. 802/M. 1400)

-İstanbul Fatih Darüşşifası (H. 875/M. 1470)

-Edirne II. Bayezid Darüşşifası
(H. 889-893/M. 1484-88)

-Manisa Hafsa Sultan Darüşşifası
(H. 946/M. 1539)

-İstanbul Haseki Sultan Darüşşifası
(H. 957/M. 1550)

-İstanbul Süleymaniye Darüşşifası
(H. 961-966/M. 1553-59)

-İstanbul Atik Valide Darüşşifası
(H. 990/M. 1582)

-İstanbul Sultanahmed Darüşşifası
(H. 1018-1026/M. 1609-1617)

Yasal Düzenlemeler

Geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamaları yönetmeliği

Sağlık Bakanlığı’nın çalışmaları kapsamında hazırlanan yönetmelik 27 Ekim 2014 tarih ve 29158 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Toplam 22 maddeden oluşan yönetmelikte geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarının ne şekilde yapılabileceği düzenlenmiştir.

Tamamlayıcı tıp uygulamaları yönetmelikte belirlenen alanlarla sınırlıdır. Bu alanlar akupunktur, apiterapi, fitoterapi, hipnoz, sülük uygulaması, homeopati, kayropraktik, kupa uygulaması, larva uygulaması, mezoterapi, proloterapi, osteopati, ozon uygulaması, refleksoloji ve müzikterapi’dir.

Uygulamaları yapacak kişiler, ünite ve uygulama merkezlerinin standartları, Bakanlık’ça oluşturulan bir bilim komisyonu tarafından değerlendirilir.

Yönetmelikte yer alan müzikterapi uygulama alanları

Müzikterapi uygulamaları aşağıdaki alanlarda tedaviyi destekleyici olarak kullanılır. Hastalığı ortadan kaldıracağı veya tek başına tedavi edeceği gibi beyanlarda bulunulamaz.

Ünitelerde:

Anksiyete bozukluğu ve stres bozuklukları – sosyal fobiler – kişilik bozuklukları – otizm hastalarında dikkatin arttırılması, öğrenmenin kolaylaştırılması ve çevreye farkındalığın arttırılması – zeka geriliğinde öğrenmenin kolaylaştırılması ve çevreyle iletişimin arttırılması – kaygı giderilmesinde ve tedaviye uyumun arttırılmasında – akut ve kronik ağrıda – multipl skleroz, parkinson gibi kronik organik hastalıkların rehabilitasyonunda yardımcı olarak – felçli hastaların rehabilitasyonunda yardımcı olarak.

Uygulama merkezlerinde:

Yanık tedavisinde ağrı ve anksiyete azaltılması – yoğun bakım ünitelerinde ağrı ve anksiyete azaltılması – doğum sırasında ağrı ve anksiyetenin azaltılması – preoperatif anksiyete ve postoperatif ağrının azaltılması – kanser hastalarında ortaya çıkan ağrı, kusma ve ilaç yan etkileriyle baş edilmesi.

Eğitim Standartları

Eğitim verilecek yerlerin nitelikleri nelerdir?

Eğitimler, Sağlık Bakanlığı tarafından açılmasına izin verilmiş ve eğitim yapmak üzere yetkilendirilmiş uygulama merkezleri bünyesinde yürütülür. Müzikterapi sertifikalı eğitim programının sorumlusu tabip, diş tabibi veya en az doktora derecesine sahip müzik alanı mezunlarıdır.

Kimler müzikterapi eğitimine katılabilir?

Sertifikalı eğitim programlarına tabipler ve diş tabipleri ile 22 mayıs 2014 tarihli ve 29007 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan “Sağlık Meslek mensupları ile Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmelik” ekinde sayılan sağlık meslek mensupları katılabilir.

Eğitimin içeriği

Müzikterapi eğitimi toplam 200 saat dersten oluşan bir programdır. Tıbbi terminoloji, insan fizyolojisi, temel müzik eğitimi, müziğin psikolojik ve sosyolojik temelleri, müzik ve beyin ilişkisi, müzikterapi yöntemleri ve yaklaşımları, ve müzikterapinin yararlı olduğu kanıta dayalı olarak gösterilmiş hastalıklar ve müzikterapinin uygulamaları konularında dersler, konusunda uzman eğiticiler tarafından katılımcılara aktarılır.

Sertifika ne kadar süre ile geçerlidir?

Bir müzikterapi sertifikalı eğitim programını başarı ile tamamlayan müzikterapistlere Sağlık Bakanlığı onaylı sertifika verilir. Bu sertifikanın geçerlilik süresi 7 yıldır. Bu süre sonunda yapılacak yenileme sınavından 100 üzerinden en az 70 puan alanlar başarılı sayılır ve sertifika süreleri 7 yıl daha uzatılır.

Yurtdışında eğitim alanlar

Yurtdışında bir eğitim merkezinde müzikterapi eğitimi alanlar, Sağlık Bakanlığı Sertifikalı Eğitim Yönetmeliği hükümleri doğrultusunda Bakanlıkça hazırlanan denklik başvuru formu kullanılarak denklik talebinde bulunur. Formda belirtilen tüm belgelerin sunulması zorunludur. Eğitimin verildiği kurum / kuruluşça onaylanmış ve belirtilen belgelerin aslı (ayrıca belgelerin yeminli mütercim tarafından Türkçeye çevirisi) başvuru formu ekinde dosya halinde sunulması halinde denklik alınabilir.

Uygulama Yöntemleri

1999 yılında Washington’da gerçekleştirilen Dokuzuncu Dünya Müzik Terapi Kongresi’nde evrensel olarak kabul edilen ve yaygın olarak çalışılan beş müzik terapi yaklaşımı kurucuları ile birlikte kutlanmıştır. Bu müzik terapi yaklaşımları ve kurucuları şunlardır:

  1. Analitik Müzik Terapi (kurucusu: Mary Priestly)
  2. Davranışsal Müzik Terapi (kurucusu: Clifford Madsen)
  3. Benenzon Müzik Terapi (kurucusu: Rolando Benenzon)
  4. Kreatif Müzik Terapi (kurucuları: Paul Nordoff ve Clive Robbins)
  5. Güdümlü İmgelem ve Müzik (GIM) (Guided Imagery and Music; kurucusu: Helen Bonny)

Bu yaklaşımlar haricinde yaygın olarak kullanılmamakla birlikte reseptif müzikterapi, medikal etnomüzik, dans terapi gibi başka yaklaşımlar da bulunmaktadır. Her yaklaşımın müziği kullanma şekli birbirinden farklıdır. Örneğin, Nordoff – Robbins kreatif müzik terapi yaklaşımında hastanın bizzat kendisi müzik yapımına katılır; pasif bir dinleyici değildir. Bu yöntem özellikle çocuk hastalarda kullanılmaktadır. Diğer yandan Bonny Yöntemiyle Güdümlü İmgelem ve Müzik (GIM) uygulamasında yatar durumda derin bir rahatlamaya alınan hastaya klasik batı müziği dinletilirken müzikterapistin yönlendirmesi ise zihninde imgeler oluşturması sağlanır. Davranışsal müzikterapide davranışın çevresel kontrolü üzerine temellenen bir davranış terapisidir. Burada müzik bir ipucu, bir zaman-vücut hareketi yapısı, bir dikkat odağı veya bir ödül olarak kullanılabilir.

Etki Mekenizması

Müzik ve beyin ilişkisi nasıldır?

Tedavi amaçlı kullanıldığında müzik hangi yollarla etkili olur? Sorusunun yanıtı büyük oranda müzik ve beyin ilişkisine bağlıdır. İnsan beyini doğumdan itibaren müziği işler ve yanıt verir. Bebek gelişiminde müzik, konuşma dilinden önce gelir. Bebekler konuşmayı öğrenmeden önce annesinin ninnileri ile uyur ve sakinleşir. Bazen belli bir müzik parçası eşliğinde bebeklerin daha kolay yemek yedikleri herkes tarafından gözlemlenmiş bir durumdur.

Vücudumuzun motor işlevleri müzikal ritimlerle antrene olur. Örneğin, bir müzik parçası dinlerken yürümeye çalıştığınızda adımlarınızın hızı, o müzik parçasının ritmine uyumlu hale gelir. Bu duruma antrenman ya da antrene olmak denir. Beyinimiz bir yandan dinlediği müziği işlerken, bir yandan da müziğin çeşitli kalitelerini kullanmaya başlar. Ritmini uygun uyaranları kaslara göndermeye başlar. Bu şekilde ayağımızla ritim tutabiliriz ya da dans edebiliriz.

Kaslarımız dışında nefes alışımız, kalbimizin atışı dinlediğimiz müzikle değişir. Diğer bir deyişle müzik, fizyolojik işlevlerimizi etkileme ve değiştirme potansiyeline sahiptir. Hormonların salgılarını etkiler. Komadaki bir hastanın yeniden bilincini kazanmasında bu tür etkiler çok önemli olabilir.

Müzik, duygusal durumumuzu etkiler. Bir müzik parçasını dinlerken içimiz sevinçle dolabilir ya da kendimizi kederli hissedebiliriz. Bu etkiler müziğin kendi melodik yapısıyla ilgili olabilir veya o müzik parçası ile eşleştirdiğimiz anılarımız ve yaşantılarımızla ilgili olabilir. Duyguların müzik yoluyla bu şekilde açığa çıkarılabilmesi müzik terapide sıklıkla kullanılır.

Dikkat becerilerimizin geliştirilmesinde müzik yardımcı olur. Müzik yaparken terapiste eşlik eden hasta tüm dikkatini çaldığı enstrümana veya söylediği şarkıya yönlendirir. Nörolojik hastalıklarda hastalığın ilerlemesini takip etmek için bu etkiler kullanılabilir. Kanser hastalarında dikkatin müziğe odaklanması, hastanın hastalığı düşünmeden geçirdiği dakikalar, gevşeme ve anksiyetenin giderilmesinde önem kazanır. Çocuklarda nöromotor gelişimin desteklenmesinde de bu etkilerden yararlanılabilir.

Öğrenmenin desteklenmesinde müzik kullanılabilir. Fikirlerin, kavramların ve çeşitli bilgilerin öğretilmesinde müzik bir çerçeve sağlayarak belleğe kayıt edilmesini kolaylaştırır. Bir çeşit etiketleme için kullanılır ve daha sonra aynı etiket (müzik parçası) duyulduğunda o bilgi hatırlanır. Yazının henüz icat edilmediği dönemlerden kalan efsane ve hikayelerin dilden dile aktarımı ve hatırlanmasında müziğin rolü büyük olmuştur.

Kanıta Dayalı Uygulama Alanları

Parkinson hastalığı

Hareketle ilişkili işlev bozuklukları başta olmak üzere bilişsel ve psikolojik semptomlara da yol açan nörolojik bir bozukluktur. Hastaların yaklaşık %35’inde depresyon ve %40’ında anksiyete bulunmaktadır. Müzik hem hareketle ilişkili hem de psikolojik semptomlarda belirgin etkiler oluşturabilir. Ritim algısı ile ilgili beyin bölgeleri özellikle yürüme ve hareketi düzenleyen beyin bölgeleri ile yakından ilişkilidir. Klinik araştırmalar müzik ve ritmik işitsel uyarıların serebello-talamo-kortikal ağ üzerine etki ile adım atma hızı ve büyüklüğünü arttırdığını, motor zamanlama becerilerini geliştirdiğini göstermektedir.

Kaynaklar
1-Aarsland D, Påhlhagen S, Ballard CG, Ehrt U, Svenningsson P. Depression in Parkinson disease: epidemiology, mechanisms and management. Nat Rev Neurol (2011) 8(1):35–47
2-Richard IH. Anxiety disorders in Parkinson’s disease. Adv Neurol (2005) 96:42–55
3-Nombela C, Hughes LE, Owen AM, Grahn JA. Into the groove: can rhythm influence Parkinson’s disease? Neurosci Biobehav Rev (2013) 37:2564–70
4-Benoit CE, Dalla Bella S, Farrugia N, Obrig H, Mainka S, Kotz SA. Musically cued gait-training improves both perceptual and motor timing in Parkinson’s disease. Front Hum Neurosci (2014) 8:494

Uyku bozuklukları

Uykuyu başlatma ve sürdürmede zorluk yaygın olarak görülmektedir. Altmışbeş yaş üzeri erişkin bireylerin%50’sinden fazlasında uyku sorunları bildirilmektedir. İnsomnia adı verilen uykuya dalma ve sürdürme zorluğunu yaşayan bireyler uykuya kolay dalmak için ilaç ya da alkol kullanımına yönelebilmektedir. Müziğin anksiyete, stres ve gerilimi azalttığı çeşitli çalışma gruplarında gösterilmiştir. Bireyin kendi seçtiği veya müzikterapistin önereceği müzik kayıtlarının uyku öncesi dinlenilmesi bu sorunları ortadan kaldırabilmektedir.

Kaynaklar
1-Davis WB, Thaut MH. The influence of preferred relaxing music on measures of state anxiety, relaxation, and physiological responses. Journal of Music Therapy (1989) 26:168–187
2-Johnson JE. The use of music to promote sleep in older women. Journal of Community Health Nursing (2003) 20(1):27-35
3-Harmat L, Takacs J, Bodizs R. Music improves sleep quality in students. Journal of Advanced Nursing (2008) 62(3):327–335

Stres ve anksiyete

Tıpta özellikle bronkosopi, kolonoskopi, histerosalpengografi gibi girişimsel uygulamalarda hastaların endişelendiği ve stres yaşadıkları görülmektedir. Bu tip uygulamalarda müzik uygulanmasının hastalardaki endişe düzeyini belirgin derecede azalttığı görülmüştür. Spinal anestezi ile yapılan cerrahi girişimlerde müzik dinletilen hastalarda perioperatif sedatif ilaç gereksiniminin azaldığı ve durumluk anksiyete düzeylerinin azaldığı görülmüştür.

Stres düzeyi yüksek işlerde çalışanlarda müzik uygulamasının stres düzeyini azaltarak iş kalitesini arttırdığı yönünde bulgular da mevcuttur. Bir çalışmada kişilerin kendi seçtikleri müziği dinlemeleri veya klasik müzik dinlemeleri anksiyete düzeyini azaltırken ağır metal müzik dinlemeleri anksiyete düzeyini arttırmıştır.

Kaynaklar
1-Lepage C, Drolet P, Girard M, Grenier Y, DeGagne R. Music decreases sedative requirements during spinal anesthesia. Anesth Analg (2001) 93:912–916
2-Agwu KK, Okoye IJ. The effect of music on the anxiety levels of patients undergoing hysterosalpingo graphy. Radiography (2007) 13:122-125
3-Colt HG, Powers A, Shanks TG. Effect of music on state anxiety scores in patients undergoing fiberoptic bronchoscopy. Chest (1999) 116:819-824
4-Lesiuk T. The effect of preferred music listening on stress levels of air traffic controllers. The Arts in Psychotherapy (2007) 1:1-10
5-Labbé E, Schmidt N, Babin J, Pharr M. Coping with stress: The effectiveness of different types of music. Appl Psychophysiol Biofeedback (2007) 32:163-168

Otizm spektrumu bozukluk

Otizm spektrumu bozukluğu olanlarda iletişim güçlükleri, davranış ve/veya sosyal etkileşim sorunları önplanda görülmektedir. Müzik terapi duyguların ifade edilmesine yardımcı olabilir ve bu bozukluğu olanlarda iletişim becerilerini geliştirmeye, sosyal katılımı arttırmaya, resiprokal etkileşim ve göz temasını arttırmaya yardımcı olabilir.

Kaynaklar
1-Gold C, Wigram T, Elefant C. Music therapy for autistic spectrum disorder. Cochrane Database of Systematic Reviews 2006, Issue 2. Art. No.: CD004381. DOI: 10.1002/14651858.CD004381.pub2.
2-Accordino R, Comer R, Heller WB. Searching for music’s potential: A critical examination of research on music therapy with individuals with autism. Research in Autism Spectrum Disorders (2007) 1:101-115

Ağrılı durumlarda müzikterapi

Ağrı pek çok klinik duruma eşlik eden, hasta ve yakınlarının yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen bir semptomdur. İlaç tüketiminin önemli bir bölümü ağrı kesici adı verilen ilaçlara ayrılmaktadır. Akut ya da kronik ağrı kişinin duygudurumunu, uyku kalitesini, fiziksel ve sosyal işlevini etkiler. Ağrının azaltılması ya da tamamen ortadan kaldırılması hastanın yaşam kalitesini arttırır. Ağrı kontrolünde kullanılan ilaç-dışı uygulamalar içinde müzik terapi de bulunmaktadır. Müzik terapi ağrı kesilmesinde temel yöntem olmamakla birlikte kullanılan ilaç dozlarının azaltılmasında katkı sağlayabilir. Böylece ilaca bağlı yan etkilerin görülme sıklığını da azaltma potansiyeli taşımaktadır.

Kaynaklar
1-Beck SL. The therapeutic use of music for cancer-related pain. Oncology Nurisng Forum (1991) 18(8):1327-1337
2-Ferguson SL, Voll KV. Burn pain and anxiety: the use of music relaxation during rehabilitation. The Journal of Burn Care & Rehabilitation (2004) 25(1):8-14
3-Lee DW, Chan KW, Poon CM, et al. Relaxation music decreases the dose of patient-controlled sedation during colonoscopy: a prospective randomized controlled trial. Gastrointestinal Endoscopy (2002) 55(1):33-36

Çocuk gelişiminde müzik terapi

Çocukluk çağı gelişiminin önemli bileşenlerinden biri konuşma ve iletişim becerilerinin kazanılmasıdır. Müzik terapi bu iletişim becerilerinin geliştirilmesinde katkı sağlayabilir. İşitme güçlüğü olan çocuklarda kohlear implant sonrasında konuşma ve dil becerilerinin geliştirilmesinde müzik dinleme, şarkı söyleme, müzik eşliğinde ritmik hareketlerin yapılması ve müzik enstrümanlarının çalınması gibi aktivitelerin bir program dahilinde kullanılması katkı sağlamıştır. Okul öncesi yaşlarda duygu düzenlenmesinin gelişiminde de müziğin yarar sağladığı gösterilmiştir. Bir çalışmada Preterm yenidoğanlarda müzik uygulamalarının dinlenme durumundaki enerji tüketimini azalttığı ve bebeğin kilo artışına katkıda bulunduğu gösterilmiştir.

Kaynaklar
1-Aldridge D, Gustroff G, Neugebauer L. A pilot study of music therapy in the treatment of children with developmental delay. Complementary Therapies in Medicine (1995) 3:197-205
2-Sena Moore K, Hanson-Abromeit D. Theory-guided therapeutic function of music to facilitate emotion regulation development in preschool-aged children. Front Hum Neurosci (2015) 9:572. doi:10.3389/fnhum.2015.00572
3-Dastgheib SS, Riyassi M, Anvari M, Niknejad HT, Hoseini M, Rajati M, Ghasemi MM. Music training program: A method based on language development and principles of neuroscience to optimize speech and language skills in hearing-impaired children. Iranian J Otorhinolaryngol (2013) 25(2):91-97
4-Lubetzky R, mimouni FB, Dollberg S, Reifen R, Ashbel G, Mandel D. Effect of music by Mozart on energy expenditure in growing preterm infants. Pediatrics (2010) 125:e24-e28