Müzikterapi ne zaman ve nerede başladı?

Müzikterapinin insanlık tarihi kadar eski olduğu düşünülür. Arkeolojik kazılarda ilkel müzik aletlerine ilişkin elde edilen bulgular günümüzden 40.000 yıl öncesine kadar uzanmaktadır. Türklerde kültür tarihi Altaylılar dönemi ile M.Ö. 3000 yıllarından itibaren Ural ve Altay dağları bölgesinde başlamıştır. Hunlar döneminde müzik büyük bir güç olarak kabul edilir ve tahta geçen hakanlara egemenlik göstergesi olarak sancak ve davul verilirdi. O dönemde gelişimini sürdürerek pentatonik (beş sesli) yapıya kavuşan müzik Selçuklular döneminde Fars ve Arap müziği ile etkileşmiş, müzik kuramı üzerine çalışan önemli bilimadamlarının çalışmaları ile daha da gelişmiştir.

Farabi ve İbni Sina müziğin insan ruhuna etkileri ve müzikle tedavi konularını ele almıştır. Farabi (870 – 950) Kitab’ül-Musiki’ül-Kebir adlı kitabında 12 adet makamın günün hangi saatinde insan ruhuna nasıl etki ettiğini tanımlamıştır. Buna göre Buselik makamı kuşluk vakti etkilidir ve kuvvet verir; Hicaz makamı ikindi vakti etkilidir ve alçakgönüllülük verir. Farabi’nin ölümünden 30 yıl sonra dünyaya gelen İbni Sina (980 – 1037) hekimliği yanısıra müzikle de ilgilenmiş ve şöyle demiştir: “…tedavinin en iyi yollarından, en etkililerinden biri hastanın akli ve ruhi güçlerini arttırmak, ona hastalıkla daha iyi mücadele için cesaret vermek, ona en iyi musikiyi dinletmek ve onu sevdiği insanlarla biraraya getirmektir.”

Müzikle tedavinin kurumsallaştığı yerler sağlık merkezleri ve şifahaneler olmuştur. Tarihimizde darüşşifaları Anadolu Selçuklu ve Osmanlı Darüşşifaları olmak üzere iki döneme ayırabiliriz.

 

Please follow and like us: